2 Eylül 2014 Salı

Tatil Bitti İş Başına


Takvimlere göre çok uzun, bana göre ise pek kısa gelen tatil bitti. Ramazan, bayram ve sonrasında senelik izin bir aya yaklaştı. Geleli bir hafta oldu ama hala aklım orada kaldı. Artık güzelim manzaraya gözlerimi açmak yerine fotoğraflarıyla avunacağım.
Tatilde teknolojiyle ilişkimi cep telefonuyla sınırladım. Bu nedenle yazı yazmak şöyle dursun, bilgisayarın yüzünü bile görmedim. Günlerim deniz kenarında sabah yürüyüşleri ile başladı. Uzun bir kahvaltı, sonrasında eskisi gibi kağıdından aça aça okuduğum gazetemle devam etti. Ufak tefek işlerin bitiminde deniz, güneş keyfi. Akşam yemekleri ve çay bahçesi ile günü tamamlama. Ne kadar basit, bir o kadar da huzurlu. Ailelerimiz de yanımızda olduğundan her anı kalabalık, gürültülü patırtılı ama güzel.
Vee dönüş. Ramazan dolayısıyla askıya alınan işlere bir de bir ayın tozu eklenince evin hali harap. Önce çamaşırları mı yıkasam, olmaz önce balkonlar yıkanacak. Yok önce bir yemek pişireyim de diğerlerine sonra bakayım bocalaması ile zavallı tatilden dönen ben... Ben daha üç gün önce kızgın kumlardan serin sulara atlıyordum. Şu halime bak.

Neyse dönüşün güzel tarafları da var. Biberlerini çiçekli, domateslerini yeşil bıraktığım bahçem. Bir döndüm hepsi coşmuş.



Coşmuş da bunları kim hazırlayacak. Tabii ki ben. Bu dönemde kendimi hep karınca gibi hissederim. Yazın sonlarının tadını çıkarmak lazım ama bunun bir de kışı var.
Biberler kavrulup domateslerle konserve olacak. Bunlar ilk parti. Topladıkça kavuruyorum. İki yıl sonra açtığım kavanozlarım var. Hepsi de mis gibi kokuyor. Kış günü enfes menemenler, saç kavurmalar ve aklınıza gelecek tüm yemekler için ideal.
Dolmalık biberler doldurulacak. Bir kısmı pişirilecek, bir kısmı poşetlenip dondurulacak. Kışa hazır yemek olacak. Hazırlaması zaman alıyor ama kışın yorgun argın eve geldiğimde bunları beş dakikada salçalı suya atıp pişirmek. İşte o da bu yorgunluğa değiyor.

















Daha patlıcanlar karnıyarık yapılacak. Hooooop gene derin dondurucuya. Kış günü mis gibi biberli domatesli patlıcanlar...

Son olarak da bana büyük sürpriz yapan açelyalarım. Taşınırken kesin ölür diye düşünmüş ama bırakmaya da gönlüm razı olmadığından üç saksıyı birleştirip tek saksıda getirmiştim. Döndüğümde gözlerime inanamadım. Binbir emekle her kış ancak bir iki çiçek açan açelyam ağustos günü tomurcuklarla dolmuştu. Yorgun günlerimin akşamında onu seyretmek en büyük zevkim bu aralar...


Bu arada tatilde aldığım kumaşlar da bir sonraki yazının konusu. Dayanamayıp dikmeye başlarım diye korktuğumdan yıkamak için ortaya çıkaramadım bile. Hele işler bir bitsin onlara da sıra gelecek. Çok çalışmak lazım çooooook... Şimdilik sizlerin diktiği güzellikleri seyrediyor, kendi kumaşlarımın hayalini kuruyorum. Hepinize mutlu günler.

3 yorum:

  1. Üşenmemiş yapmışsınız ne güzelll,öyle güzel anlatmışsınız ki iştahlandım,sağlıkla yiyin :)

    YanıtlaSil
  2. Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler. Hala büyümeye devam ediyorlar. Pazarda tezgah açacağım sonunda. Kaynat kaynat nereye kadar.

      Sil