3 Kasım 2016 Perşembe

Düşük Belli Pantolonlar Nasıl Yüksek Belli Yapılır?

Merhabalar,
Nereden çıktı bu düşük belli pantolonlar bilmiyorum ama bu modanın çok yoğun olduğu dönemlerde ben pantolon dikmeyi öğrendim. O yüzden kendisine minnettarım. Kumaşları dikiyorum ama hep de dik dik nereye kadar? Ben de bir mağazaya gidip, modelini beğenip en emeksizinden bir pantolon alamayacak mıyım yani? tabii ki aldım ama giymekten de hiç hoşlanmadım. Yok belim üşüdü, yok açıldı, her giydiğimde rahatsız oldum. Bir de şu kanvas ya da kot pantolonlar var tabii. Şu yanları çift dikişli olanlardan.

Sonra düşündüm, düşündüm ve müthiş kolay bir yol buldum. Hepsinin beline yeni bir kemer daha yaptım gönlümce. Yazın aldığım biri bordo, biri lacivert iki pantolonumda ise çok daha kolay oldu bu iş. Çünkü boyları çok uzundu. Ben de boydan kesip bele diktim.

Aşağıdaki resimde görüldüğü gibi paçalarını kesip dikişlerini söktüm. Sonra ütüleyip iki parçayı birbirine diktim.

Sonra parçayı ikiye katlayıp beline aynı pantolon dikerken olduğu gibi diktim. Bu pantolonun kumaşı bayağı esnek olduğu için biraz çekiştirerek diktim, beli lastikli gibi oldu. Yeni kemerin iliğini de açıp düğmesini diktikten sonra bitti gitti.

Yeni kemerim esnek değilse beline lastik geçirdim. Kaymasın diye lastiğin üzerinden de diktim. Resimlerdeki krem ve haki yeşil olan pantolonları bu şekilde yaptım.

Kırmızının altındaki pantolonun kemeri ise yeni ama tükenmez kalemle yıkandığı için lekelenen bir atletten yapılma. Onun içinde de lastik var.

Bu şekilde on taneye yakın pantolonu çok daha rahat kullanılır oldum.
Tabii bu yöntem kıyafetlerini benim gibi üzerine çıkaranlar için.
Kemerin görünmesini isteyenler için de orijinal pantolonun kemerini söküp ütüleyebilir ve sonra içte kalan kısmını başka bir kumaşla tamamlayarak yeniden dikebilirsiniz. Deri kemer içinde hiç farkedilmez. Düğmeleri  için de evde bulunan stoğumdan düğmeleri kullandım. Demir jean düğmesi değilse genellikle ikisini birden değiştiriyorum.
İşte bir evde dikiş makinesi bulunmasının en güzel yanı. Mutlaka her şeye bir çare bulunuyor.

27 Ekim 2016 Perşembe

EnGüzel Kırmızı En Güzel Beyaz Etkinliği

Çok uzun bir aradan sonra tekrar merhaba. Her zamanki gibi üretkenliğimin devam ettiği ama yayınlamaya gelince tembellik ettiğim günlerden sonra şeytanın bacağını sevgili İrem'in En Güzel Kırmızı En Güzel Beyaz Cumhuriyet Bayramı etkinliği sayesinde kırdım. kendime beyaz bir bluz diktim. Kalınca bir krepten pek fazla zorlanmadan diktim. Bedenini evdeki bluzlarımdan birini kullanarak oluşturdum, kollarını da birkaç defa kullandığım temel gömlek kalıplarından yaptım. Bu ikisini birleştirmede tembellik edince her seferinde tüm kalıpları ve bluzlarımı dağıtıyor, yeniden keşif yapıyorum.
Altına tam bir kan kırmızısı giymeyi çok isterdim ama kırmızı kesinlikle benim rengim değil. İçinde kendimi rahatsız hissediyorum. O yüzden bordo ile idare ettim. Pantolon hazır alınma ama tabiiki benim elimde bir tadilat geçirdi. O da bir sonraki yazıya, hazır yazmaya başlamışken.
Kollarını volanlı kestim ama tam daire çok geniş olacağından kol çevresinden 5 cm daha geniş bir daire oluşturdum. Sonra da daireden 5 cm'lik bir bölümü kestim, kola öyle geçirdim. Böylece hafif genişleyen ama göz yormayan bir kol çıktı ortaya. Rastgele, biraz hesapsız ama tam istediğim gibi oldu.
Şimdi de "ben yaptım, aman ha siz yapmayın" bölümüne. Sarı karbon kağıdını keşfettiğimden beri genelde her şeyde kullanıyorum kalıp çıkarırken. Daha önce de başıma gelmesine rağmen tembellik galip geldi ve bu bluzun kalıbını da sarı karbonla çıkardım. Ama iş bitip de bu izleri çıkarmaya gelince ne mümkün. Şu yepyeni bluz 3 defa makinede yıkandı, bir gece leke çıkarıcı ve kaynar suda bekletilip iyice çitilendi, bir gece de gözümü karartıp çamaşır suyu ve kaynar suda bekletilip çitilenip yeniden makinede yıkandı. Biraz açıldı ama hala benim gözüme dikişlerdeki sarı çizgiler takılıyor. Kaç bluz dikerdim bu kadar uğraşmaya. Diyeceğim karbon kağıdı iyi hoş ama her şeyde olmuyor. Biz you tube terzileri olarak pratiği severiz ama arada ninelerimiz nasıl dikermiş diye bakmakta fayda var.
Sonuç olarak sevdiğim bir bluz ortaya çıktı. Buna vesile olan İrem'e çok teşekkürler. Ve tabii ki Cumhuriyet Bayramı'na. Her geçen yıl bir öncekinden daha coşkulu kutlamamız ve sadece bayramlarda cumhuriyeti hatırlamamız dileğiyle. Herkese iyi bayramlar.


26 Temmuz 2016 Salı

Bayramlık Beyaz Bluzum

Bayram geçeli çok oluyor ama ben ancak fırsat buldum yayınlamaya.
Krep tarzı bir kumaştan Burda'dan çıkardığım basit gömlek kalıbının kollarını ve evdeki başka bir bluzumun bedenini kullanarak diktim. Kollarını dirsek hizsından kestim, araya dantel dikip kollarını volanlı olarak kestiğim parçalarla tamamladım. Yakası göz kararı yapıldı. İçten pervaz diktim. Tam boy resimler bulanık çıktığı için yakın çekimleri kullandım.

Bu da genel bir fikir vermesi açısından aldığım bulanık resmim. En kısa zamanda yenisiyle değiştirmek üzere tabii.

Bayramda büyük bir zevkle giydim. Sırada yeni dikişler olacak.
Herkese daha mutlu olacağımız günler dilerim.

9 Haziran 2016 Perşembe

Püsküllü Bluz

Herkese merhabalar, hayırlı ramazanlar
Diktiklerim biriktikçe birikiyor ama bir türlü gelmeyen yaz, ülke gündemi, okulların yıl sonu etkinlikleri derken yazıların arası açıldıkça açılıyor.
Sırada daha çok bitmiş bluzum olmasına rağmen sonuncuyu çok sevince önceliği ona verdim.

Bir anda çıkan rüzgar ve yağmur altında



Kumaşı aldığım gün bu model aklımdaydı. Kollarında ve eteğinde kullandığım şeritler kumaşımın yalnızca iki ucunda olunca oldukça düşünerek biçtim kumaşı. Bir de alt deseni belli olunca bluzun kol ve etek uzunluklarının dikilmeden önce belirlenmesi gerekti. Bedenini evde olan sevdiğim bir bluzu patron olarak kullanarak, kollarını da son zamanlarda dikişlerimde kullandığım gömlek kalıbını kullanarak yaptım. Kol ağzını ve etek ucunu son zamanlarda sıkça kullandığım paça telası ile yapıştırdım.
Püskül fikri bluz bittikten sonra doğdu. Yapmakla uğraşmadım, hazır aldım. İpiyle püskülü birleştirdiğim yer gözüme kötü görününce birleşme yerini evde bulduğum boncuklarla kapattım.

Kumaş tam yaz günlerinde giymek için. Tiril tiril. Dikmesi de çok kolay bir kumaştı. Yazın kendini gösterdiği ender günlerde birkaç defa giydim bile.

Herkese mutlu hafta sonları...

29 Nisan 2016 Cuma

Son Kışlık Elbise

Aslında başlığım kışın son elbisesi olacaktı ama bir baktım ki bahar bile bitecek neredeyse. Tam havasına giremedik ama takvimler öyle söylüyor.
Elbisem aslında kışın sonlarında bitti, hatta birkaç defa giyildi de. Lakin çocuklara çektirdiğim fotoğraflardan en sevdiğim hali biraz bulanık çıkmıştı. Yeniden çekerim diye bekledim. Çekemedim. Seneye kalsa unutacağım, affınıza sığınarak yayınlayayım dedim.


İşim gereği çok sık elbise giyemiyorum. O yüzden de günlük elbiseleri fazla dikemiyorum. Çünkü yılda ancak bir kere giyebildiğim parçalar dolabımda çok yer kaplıyor. Ben de bu elbiseyi ister degaje yakalı, ister şık bir fularla yuvarlak yakalı olacak şekilde diktim. Ne zamandır aklımdaydı, yaptım oldu.

Aslında basit degaje yakalı hazır trikodan bir elbise. Ama ben yakasını tak-çıkar model yaptığımdan özellikle paylaşmak istedim.
Yakanın degaje hali böyle...



Bu da diğer hali. Bulanık olduğu için özür dilerim. İdare ediverin artık. Bence faydalı bir paylaşım olduğundan bu haliyle yayınladım...


Yakanın görünümü...

Yakayı dikdörtgen şeklinde kestim. Boyunluk şeklinde diktim. Yalnız dökümlü durması için aşağıya gelecek kısmı bayağı genişleterek ütüledim. Bir niyetim de boyunluk olarak kullanmak. İçte kalan kısmına sık aralıklarla çıt çıt diktim.


Çıtçıtların karşılığını da elbise yakasının içine diktim. Yaka takıldığında üzerine geldiğinden dışarıdan hiç görünmüyor. Çıtçıtlar da içten hiç rahatsız etmiyor.
Bir elbise ile iki farklı görünüm yani. Herkese mutlu hafta sonları...





20 Nisan 2016 Çarşamba

Köpek Balığı Kalem Kutusu

Herkese Merhaba,
Yine baharla birlikte klasik dikişlerden biraz nefes alma dönemime girdim. Bu dönemlerde ya boyamalara ağırlık veriyorum ya da oyuncak, gibi değişik şeyler dikiyorum. Tepsilerim ve saksılarım; önlüğüm, aşçı şapkam, tutacaklarım, baykuşum ve lego çantam bu dönemlerde ortaya çıkanlar.

Bu sefer de sevgili dostum pinterestte görüp oğlum için yapmaya karar verdiğim kalem kutusu çıktı ortaya. Erkekler için dikilecek pek bir şey olmayınca bulduğum parçaları genellike kaçırmak istemiyorum.
Patronunu pinterestte buldum.

Kalemlerin geçeceği şekilde yaklaşık 1 cm kadar genişlettim. Biraz daha genişletsem daha iyi olurmuş ama kalemler sığıyor.
Üst kısmını daha önce diktiğim koltuk kılıfımdan kalan tay tüyü kumaştan, altını beyaz keçeden yaptım.
 Modelde ağıza dikilen fermuarla açılıyordu. Ama ben oğlumu tanıdığımdan ve balığın kuyruğuna doğru kaçacak olan silgi için herşeyi boşaltıp doldurmakla bütün dersi geçireceğini bildiğimden fermuarı üste aldım ve üst solungacın (ya da adı her neyse) hemen yanından diktim.


Dişlerini alt kısma kırmızı kumaştan kestiğin dikdörtgen biçiminde bir parçaya beyaz keçeden zigzag kestiğim beyaz keçeyi , iki parçayı karşılıklı dikerek yaptım.


İçini kırmızı yaptım. Kırmızı kumaşı solungaç ve kuyruğu olmadan patrona göre kestim, altına biraz elyaf koyarak baklava deseninde diktim.


 Dikerken önce solungaçları ve kuyruğunu doldurup diktim. Sonra kırmızı elyaflı astarı ve dış kılıfını iç içe koyarak diktim. Metre ile satılan fermuardan kullandım. Fermuarı araya koyarak makinede çevirmek zor olunca dış kısmı makinede, içini elde diktim. bazen el dikişleri makineden çok daha pratik oluyormuş, onu da öğrendim.







Düşünüp tasarlama işi bir kaç gün sürse de bir akşam kesip, bir akşam diktiğim beni eğlendiren, oğlumun çok hoşuna giden bir iş oldu.

7 Nisan 2016 Perşembe

Ceket Etkinliğine Son Anda

Sevgili Ayselce Örgüler bloğunun düzenlediği Ceket Etkinliği'ni ilk gördüğümde tam bana göre demiştim. Kafamda dikeceğim en az üç tane ceket ve elimde buna uygun kumaşlarım da vardı. Gel gelelim evdeki hesap çarşıya uymadı. Ben tek ceketi bile son anda yetiştirebildim. Bahar yorgunluğu, misafirler, etkinlikler, çocukların kermes hazırlıkları, sınavları derken zaman uçup gitti. Neyse etkinlik bitti ama ben ceketlere devam edeceğim.
Kullandığım kumaş esnek kalın jarse. Üzerinde yılan derisi gibi desenler var. İlk başta niyetim basit bir kalıptan hırka-ceket arası bir şey dikmekti. Ama bu aralar kendime temel kalıplar oluşturma ve dikişlerime bunlarla devam etme isteğim yüzünden yakası ve modeli klasik ceket modellerini tercih ettim. Esnek kumaşta kalıbı deneyip, gerekli düzeltmeleri yaparak sonraki dikişlerimde kolaylık olsun istiyorum.
Kalıbım Burda Haziran 2011 sayısından 115 A numaralı model
115a_062011_b_large
Tam bir klasik blazer ceket. Kalıp genel olarak sorunsuz. Ama yaka köprüsü diye bir şey koymuşlar ki evdeki hazır hiçbir ceketimde böyle bir parça yok, beni bayağı zorladı. Bir dahakinde yaka pervazı ile yaka köprüsünü birleştirip dikeceğim. Çok minik bir parça ama uğraştırdı bayağı. Bir de benim omuzlarım kalıplardakinden daha dar. Ne diksem omuzlar geniş kalıyor. Şimdi aynı kalıpta omuz ayarlaması yapmak istiyorum. Nasıl yapılacağını bilen arkadaşların yardımına acil ihtiyacım var.
Kumaşım kalın olduğu için astar yapmadım. İç pervazları ve kolları önce şerit ütüyle yapışan telalarla tutturdum, sonra uçlarından zigzag dikerek hiç kıvırmadan elde bastırdım. Yalnız kumaşın kalın ve esnek olması nedeniyle ütüyü çok zor tuttu. Fazla tutunca kumaşta potluklar oluşuyor, az tutunca özellikle yakada istediğim görünümü vermiyor.
Düğme dikmedim. Sanki böyle daha sade oldu gibi ama belki sonra fikrimi değiştiririm.
Bir de ilk defa daha kalıbı kumaşa aktarırken dikiş paylarını, etek boylarını tam olarak hesaplayarak çizdim. Bunun için evdeki kıyafetlerimi koltuk altlarından ölçerek kumaşa işaretledim. Çok pratik oldu. İyi ki kumaşım azmış, yeni bir şey  öğrendim. Aslında cepleri de vardı, ama yakaya kumaş yetmeyince cepsiz yapmak zorunda kaldım.
Ceketin ayrıntıları böyle. Şimdi de baharın başlangıç görüntüleri eşliğinde ceketim...