manto dikiyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
manto dikiyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ocak 2014 Pazartesi

Sonunda Mantom Bitti

Vee mutlu son. Sonunda mantomu bitirdim. Umutsuzluğa kapıldığım çok oldu. "Sen kim, manto dikmek kim" dediğim çok oldu. Hele kendimin bile güldüğü hatalarım oldu. Bütün gece evirip çevirip çözemediğim, gece boyunca uykumda kumaşları gördüğüm, sonra ertesi akşam masaya oturur oturmaz sorunu bulup geçen zamanıma acıdığım anlar oldu. Ama diktiğim mantomu giyip fotoğraflarını çektirdiğim ve işe giderek "bakın ben diktim" dediğim an hissettiğim mutluluğun tarifi yok. Zaten aksi olsa bu kadar uğraşmaya değer miydi? Kumaşı düğmesi telası derken neredeyse aynı fiyata geliyor ama kendi diktiğini giymenin mutluluğu yok mu, işte onu bulmak imkansız.
Şimdi gelelim detaylara...
Önce modelini hatırlatayım:

Bu da benim yaptığım:
Bu da arkadan görünüşü

Modele göre bayağı değişiklik yaptım. Önce bedende bel oyuntusu çok azdı. Onu artırdım. İstediğim monttan biraz uzun, gündelik hayatta giyeceğim bir kabandı. O nedenle boyunu kısalttım.
Cepler kapaklıydı. Yanlardan yaptım. Hem ilk denemede bir de ceplerle uğraşmak istemedim, hem de kumaş zaten hareketli olunca ceple çok göz yoracakmış gibi geldi.
Modelde, resimde görüldüğü gibi yaka düğmesi ile ikinci düğme arası çok açık. Giyip de üzerimde deneyince arası çok açık kaldı. sanki düğme varmış da kopmuş gibi. Araya bir düğme daha diktim. Yaka düğmesini bir boy küçük olarak kullandım.
İşim bitti deyip giydiğimde sanki eksik bir şey varmış gibi geldi. Bir kaç gün daha giyip aynaya baktığımda bir kemer eklesem daha iyi olur diye düşündüm. Kemer tokası aldım. Kalınca bir kemer dikip çantacıda delik açtırdım.
Böylece içime sindi. Sürekli giyeceğim bir kaban oldu. Aşamaların resimlerini çekecek kadar usta olsaydım yapardım ama o kadar çok bozup yeniden yaptım ki resimlerden kimseye bir fayda gelmezdi.
Tek emin olamadığım yeri kollarına da kemer geçirip geçirmemek oldu. Ona da sizlerin fikirlerine göre karar vereceğim.
İlk defa bu kadar detaylı çalıştım ve görücüye çıkarıyorum. Eleştirilerinizi ve yorumlarınızı merakla bekliyorum. Çünkü iyi de kötü de olsa benim için hepsi çok önemli. Sevgili Çiğdem Hanım olmasa asla böyle bir işe kalkışmaz ya da ilk zorlukta bırakırdım. Ona da ayrıca teşekkür ediyorum.

12 Ocak 2014 Pazar

Mantomun Kalıbı Hazır

Manto dikme çalışmaları devam ediyor. Günde yalnızca 1-2 saat ilgilenebildiğim için yavaş ilerliyor. Bir de bu sefer daha bir özeniyorum. Her şeyi ince ince ölçüp biçiyorum. Kalıbımı çıkardım.



        Resimden anlaşıldığı gibi dikiş odam salon, dikiş masam yemek masası. Yayıla yayıla çalışıyorum. Masa zaten misafirden misafire kullanılıyordu, bir işe yaramış oldu. Şu anda kalıpları kumaşlara geçirmekte meşgulüm. Kalıpları kaldırmadan hem kumaşı, hem telayı, hem de astarı biçmeyi düşünüyorum. Umarım bir hata yapmam.
İlk defa her aşamada bol teğel kullanacağım. Cep yerlerini çıkardım ama yanlardan yapmayı düşünüyorum. Bir de bel oyuntusu hiç yok gibi. Eklemek gerekecek gibi duruyor.
Başlamak bitirmenin yarısıdır. Bakalım nasıl olacak.
         


25 Aralık 2013 Çarşamba

Manto Dikiyorum

Dikiş dikmeye başladığımdan beri bir huyumu keşfettim. Aynı şeyleri dikmekten çok sıkılıyorum. Hep dikeceğim şeyin bir öncekinden farklı ve beni zorlayan bir yönü olmalı. Birkaç ay önce Kayseri'ye gittiğimde değişmez mekanım Bursa Kumaş Pazarı'na uğradım. Bence gezdiğim Bursa Kumaş Pazarları arasında en iyisi burası. Üç katlı kocaman bir mağaza. Ucuzundan pahalısına döşemeliğinden perdesine sateninden ipeğine ne ararsan var. Günü birlik bile gitsem en az bir saatimi buraya ayırıyorum. Bir daha gelemem diye hiç aklımda olmayan kumaşları da alıyorum. Tabii kasada kendime geliyorum ama hiçbirini de elimden bırakamıyorum. İşte bu gidişimde de metresi 5 liraya yünlü bir kumaş gördüm. İşte bu:

Bu kumaşım
Bu da astarım
Kumaş çok hoşuma gitti ama ben bununla ne yaparım diye pek yanaşmadım. Tezgahtar kız da "Bu kumaş çok kaliteli, az kaldığı için indirim yaptık" deyince ağına düşmüş oldum. Aslında almaya niyetim zaten var da hiç işime yaramayacak kumaşı almak için suçlayacak biri lazımdı o da bulundu. Elim kolum dolu mağazadan çıktım. Bu kumaştan ceketten ya da kabandan başka bir şey olmaz. Bir yanım "Ben daha gömlek dikmemişim, (hala da dikmedim.) Ceket kim, ben kim" derken, bir yanım da "Amaaaan alt tarafı 2 metresine 10 lira verdin. Yemek parası bile değil. Atar gidersin n'olucek." diyor. İşimi garantiye almak için astarını da almışım. Beni kim tutar artık. Ceketten korkarken niyeti bozdum:"Ha ceket ha kaban. Bir tek arada boy farkı var " dedim kabana karar verdim.

Bööyle düşünüp dururken evren bana birini gönderdi. Bir baktım Çiğdem Hanım http://www.dikisdersi.com/2013/12/bir-fikrim-daha-var.html "Manto Dikelim mi ?" diyor. Dikelim valla. Hemen kayıt yaptırdım. Bloğumu hazırlıyordum ama bu haberle gaza geldim. Yaptıkça yavaş yavaş kaydettiğim yazılarımı da yayınladım gitti. Modelimi de buldum. Ağustos 2010 Burda'sından. 111 numaralı model. Çiğdem Hanım'ın dikeceğinin tam karşısındaki model:



Şimdi harıl harıl patron çıkarıyorum. İş ciddi. Artık olmadı atarım demek olmaz. Ya dikilecek, ya dikilecek.